1/27/2016

İnsanlık

Bu gün yaşadığım ve beni düşündüren bir olayı sizinle paylaşmak istiyorum.

Saat öğlen 1 civarı Kadıköy'den vapurla Beşiktaş'a geçiyordum.
İçeride biraz oturduktan sonra manzaranın fotoğrafını çekmek üzere dışarı çıktım.
Benden 2 3 dakika sonra biri daha çıktı dışarı. 
Ben tam fotoğrafı çekerken orta yaşlarda biri bana,
-Dikkat et kırık kırık! diye seslendi.
Baktım yaslanıp fotoğraf çektiğim yerde kırık varmış, onun için beni uyarmış.
Teşekkür ederim dedim uyardığı için mutlu olup gülümsedim.
Bunun üzerine;
-Okuyo musun? Mezun mu sen? diye biraz devrik cümlelerle bir soru geldi.
Bir yandan ister istemez yabancı biriyle konuşmanın yanlış olduğunu düşünerek bir yandan da bana yardımı dokunan birine en azından kısa bir muhabbeti borç bilerek kısa bir cevap verdim.
-Mezunum.
Bunun üzerine konuşma devam etti.
-Lise? Üniversite 4 sene?
Konuşmada cümlelerin eksikliğini sezer gibi oldum.
Aklımdan acaba sarhoş mu? tiner mi çekti? yoksa çekinerek mi konuşuyor? gibi sorular geçerken cevapladım.
-Bu sene üniversite 4. sınıftan mezun oldum. Siz? 
- Ben ortaokulu bitirdim. Okuma yazma yapamıyorum. Bizimkiler akrabağa evliliği yapmış. Bende böyle doğmuşum. Engelim var. Okuma yazma beceremiyorum.
Aklımdaki soruların birazını yanıtladım. Konuşma sorunu bu yüzden kaynaklanıyormuş. İçim rahatladı.
- Herkes illa okumak zorunda değil. Çalışıyor musunuz? diye sordum.
-Temizlik görevlisi çalışıyorum. İşkur'dan aileden başvurdular engelli belgemle çalışıyorum.
-Ne güzel çok sevindim çalışma hevesinize.
-Çalışıyodum ama ben yerleri temizlemek için geldim. Yoruluyorum. Yorulunca dinleniyorum. Sonra devam ediyorum. Baktım yerler kirleniyor başlıyorum temizlemeye. Kirliyse temizlerim. Arada dinleniyorum. Ama beni makine temizlemeye verdiler. Makineler tehlikeli. Makineyi bilenler bile temizleyemiyor. Allah korusun ben engelliyim. Çok zor bana. Elim kolum bilemem kaptırırım. Sigorta da yapmadılar. İstifamı istedim. Ben yerleri temizlemek için geldim makine nasıl temizliyim. İstifa edemezsin dedi kızdı bana ordaki kadın. Ben orda yapamam dedim. Yapıcaksın dedi bana. Bende müdürle konuşmak istedim. Sekreter bağlamadı. Konuşturmadı beni. Bağırdı bana o işi yapıcaksın istifa edemezsin dedi dinlemedi beni. Müdürle konuşamadım. Yemek yerken ben engelli olabilirim ama benim engelli olduğumu herkesin içinde söylüyordu. Rahatsız olduğumu söyledim. Yine de herkese o engelli dedi benim için.  O üniversite mezunu. Ama o da engelli olabilirdi. Allah korusun bi araba çarpsa kazayla sakat kalabilir, yürüyemeyebilir, göremeyebilir, zihinsel bir engeli olabilir. O zaman kendisi de engelli olur. Ama bunu düşünmüyor söylerken. Beni adam yerine  koyup anlayış göstermiyor. Benim istediğim anlayış. Hayatta her şey olabilir. Benim akrabağa evliliği okuma yazma zorlanıyorum. Temizlik yaparım. Makine temizleyemem. Çok tehlikeli. Sigorta da yapmıyorlar. Adam yerine koymuyorlar. Ama ben onlara beddua etmiyorum. Beddua da dönüp dolaşır bana gelir biliyorum.

Bir süre dinledim. 
İstediği insancıl şartlarda çalıştırılmak, engeline olan biraz anlayış ve mahremiyet, saygı ve empati.
Üniversite mezunu olmak, belli bir title sahibi olmak, bir yerlere gelmiş olmak insanları bu şekilde insani duygulardan uzaklaştırmamalı diye düşündüm.

Engelli kişinin kurduğu cümleler aslında o kadar içten, o kadar sevgi dolu ve yürektendi ki o işyerindeki insanlar adına ben utandım.

İnsanların güç sahibi olunca altında çalışanları onların kölesi gibi görüp kullanabileceklerini sandıklarını görünce üzüldüm. Özellikle zihinsel engelinden dolayı bu güzel yürekli insanı özür dileyerek söylüyorum aptal yerine koymaya çalışmaları, onun canına diğer canlar kadar değer vermemelerini, sigortasız şekilde tehlikeli iş makineleriyle çalıştırılmasını duyunca insanlık nereye gidiyor diye düşündüm.

Engelliyim diyen kişinin aslında hayattaki engelleri diğer onca engelsiz insandan daha çok aştığını, evrenselliğe bir o kadar daha yakın olduğunu gördüm bu gün.

Umarım kalbi büyük insanlar hep onunla olur. 
  
Vapurdan sonra dinlediğim için teşekkür etti. Bende paylaştığı için teşekkür ettim. 
 Kendisine herhangi bir şekilde yardımcı olabilir miyim diye sordum. 
Bir iş olursa yardımcı olabilmek için numarasını istedim. 
Gözleri sevinçten ışıldayarak bana numarasını verdi. 

El sıkışıp yollarımıza devam ettik. 

-Okuyup adam ol ! derler ya hep; sanırım kalbini, duygularını aç ve önce insan ol'u öğrenmemiz gerek. 
 

No comments:

Post a Comment